Ales Çıkmış Sorular Sözel 1 2013 İlkbaharGoogle'da Ara

"Ales Çıkmış Sorular Sözel 1 2013 İlkbahar" adlı testte 50 soru vardır. Ales Sözel kategorisinde yayınlanan teste 3913 kişi bakmış, 452 kişi ise testi çözmüştür. Testte 0 yorum vardır. Yorum butonuna tıklayarak yorum yapabilir veya varsa yapılmış yorumları okuyabilir, iftihar butonuna basarak testin başarılı üyelerini görebilirsiniz. "Ales Çıkmış Sorular Sözel 1 2013 İlkbahar" adlı testin zorluk seviyesi Orta olarak belirlenmiştir. Testi çözmek için soruları okuduktan sonra doğru olduğuna inandığınız cevabı işaretleyin ve sayfanın en altında bulunan Çözdüm - Cevapları Göster butonuna tıklayın. Ardından soruların üstünde doğru ve yanlışlarınızı görebilirsiniz. Test çözerken kaydedip sonra tekrar çözmek isterseniz üye girişi yaptıktan sonra göreceğiniz Sonra Çöz butonunu kullanabilirsiniz.
Bilgi
1 - Bilgi
1. - 6. sorularda, parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

Geçen hafta İznik’teydim. İznik’i; Güney Marmara’da, göl kıyısında, küçük ve sevimli bir kasaba diye anlatırsam ona haksızlık etmiş olurum. Bu haksızlık, kullandığım sözcüklerden kaynaklanmaz, onlarda bir yanlışlık yoktur. Göl kıyısındadır, sevimlidir, küçüktür. ---- İznik böyle anlatılamaz. Bu yazımda “geçmişiyle büyük” İznik’i anlatmaya başlayınca haklı olduğumu göreceksiniz.
2 - Bilgi Şans Meleği adlı romanı okuduğumuzda görüyoruz ki bir ironi yatıyor bu başlığın altında. Şanstan ve kazanmaktan çok, ---- vurgu yapan bir roman bu.
3 - Bilgi Ilımlı ve dengeli bilgeliğiyle Montaigne, dört yüz yıllık koca bir zaman dilimini aşmış ve günümüze ulaşmıştır; çağdaşımızdır o, bugünün ve geleceğin insanıdır. Çünkü bütün denemelerinde, bakışlarını iç dünyasına çevirerek aslında insan denen varlığın her şeye rağmen değişmeyen ve değişmeyecek olan yapısına ışık tutmuştur. ----.
4 - Bilgi Tarihten bu yana oluşturulan bütün değerlerin “kültür” adını alabilmesi için bunların, toplumun üyeleri tarafından ---- gerekir. Bu ise, iletişim kurmanın ve toplumsal bütünleşmenin ----.
5 - Bilgi William Faulkner’a, o ünlü Emily İçin Bir Gül öyküsünü yazmasına neden olan etken sorulduğunda şu cevabı veriyor: “Bir hayalet hikâyesiydi bu. İnsanların girmesine izin verilmeyen bir evde, yastığın üzerinde gördüğüm saç telinin bende bıraktığı izlenim sadece.” ----. Gerisi, başarılı kurgudan ibaret edebî bir sonuç. Eğer o gün Faulkner, o saç telini yastığın üzerinde görmeseydi belki de bugün Emily İçin Bir Gül gibi güzel bir öykü olmayacaktı.
6 - Bilgi Türk edebiyatında olduğu gibi dünya edebiyatında da denize içeriden bakan yazar azdır. Bu yüzden Conrad’ın yeri başkadır benim için. Onun Karanlığın Yüreği adlı eserini ürpererek okumuştum. Öylesine canlı sahneler çiziyordu ki yazar, ----. Genç yaşlarda karalardan sıkılarak yaşamın gizemini sularda arayan, buna otuz yılını adayan bir serüvenciyi tanımak, neler yaşayabileceğini öğrenmek çok heyecan vericiydi. Tayfalıktan kamarotluğa, kaptan yardımcılığından kaptanlığa uzanan bir gemi adamı deneyimi oluşmuştu bende.
7 - Bilgi
7. - 10. sorularda, başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.

Televizyonun yaygınlaşmasıyla sinema endüstrisi büyük bir sarsıntı geçirmiştir.
8 - Bilgi Tracy Letts’in kendi oyunundan senaryolaştırdığı Katil Joe adlı film, hem Amerikan taşrasında geçen kanlı bir aile komedyası hem de alabildiğine absürt bir gerilim filmi olarak keyifle izleniyor.
9 - Bilgi Mart 2013’te çıkmaya başlayan bu arkeoloji dergisi, yine usta sanatçıların fotoğraflarıyla ve uzmanların kaleme aldığı özel yazılarla Anadolu’nun uzak tarihine ışık tutuyor.
10 - Bilgi Uçak yolculuğu sırasında en çok karşılaşılan sağlık sorunu kulak problemleridir.
11 - Bilgi I. ama ustasından farklı bir yaklaşımla
II. Borges gibi metinler arası bağlar kuruyor
III. Alberto Manguel eserinde
IV. yani gizli veya açık göndermeler yapıyor
V. anlatısını somut yerler ve zamanlar üzerine kuruyor
Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
12 - Bilgi I. lisansüstü çalışmalar yapabilmeleri için burs verildi
II. yüzü aşkın yetenekli genç sanatçıya
III. dünyaca tanınmış eğitim kurumlarında
IV.ülkemizin önemli besteci ve icracıları olan
V. bugün büyük çoğunluğu
Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
13 - Bilgi Bazı eserler tanıklıklara dayanır. Bu yazarımız da ünlü bir şairin eşinin anlattıklarını temel almış. O şairi, eşinin sözlerine dayanarak okurlara tanıtıyor. Eşi, aralarındaki sevgiyi, bağlılığı öyle coşkulu anlatmış ki yazar, bundan çok etkilenmiş ve dinlediklerini dupduru yüreğiyle okurlarına aktarmış. Bu kitapta da olduğu gibi bazen ölümlerden sonra sevgiler, anılarda özlemle birleşerek büyüyor ve bambaşka kılıklara giriveriyor.
Bu parçadaki altı çizili cümleyle, şairin eşinin anlattıklarında aşağıdakilerden hangisinin varlığı sezdirilmek istenmiştir?
14 - Bilgi Her edebî dönem, kendisinden sonraki dönem için bir basamak oluşturur. Divan şiirinin en büyükleri arasında yer alan Fuzuli, Baki gibi şairler, isimlerini çok da anmadığımız Hoca Dehhani, Ahmedi gibi şairlerin gölgesinde yazmasalardı günümüze kalabilirler miydi?
Bu parçada geçen “gölgesinde yazmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
15 - Bilgi “Akıllı uslu” insanların oturmuş dünyalarında, gerçeğin tek bir tanımı üzerinde anlaşma sağlanamaması belki de, “hakikat”in yalnızca aklın karşı kıyısına geçmiş insanların kavrayacağı türden bir gerçeklik olmasından kaynaklanıyordur, kim bilir?
Bu cümlede geçen “aklın karşı kıyısına geçmiş insan” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
16 - Bilgi Warren Buffett şöyle diyor: “İnsanlarda üç özellik ararım: dürüstlük, akıl, enerji. Birincisi yoksa diğer ikisi sizi mahveder.”
Bu sözlerden aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
17 - Bilgi (I) Yazar, son yıllarda sıklıkla ele alınan konulara farklı bir açıdan yaklaşmış, müzik bilgisiyle zenginleştirmiş eseri. (II) İnceliklerle dolu bu romanın sonu biraz heyecan verici olabilirdi. (III) Ayrıca bazı karakterler kurguya katkıda bulunmadıkları hâlde yer tutuyorlar. (IV) Natalie’nin daha önemli bir rol oynayacağını sanıyor okur ama o, işlenmemiş bir karakter olarak kalıyor. (V) Müzede birisiyle karşılaşması, sonradan Melani’nin hikâyesinin anlaşılması için kullanılacak sanıyoruz; bu bağlantı kurulmuyor. (VI) Ama bunlar önemli bir sorun oluşturmuyor romanda; zevkle okunan başarılı bir ilk roman.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde sözü edilen esere yönelik hem olumlu hem de olumsuz bir eleştiri söz konusudur?
18 - Bilgi (I) Onun şiirlerini okurken ardında duran koca bir ömrü de okumak gerekir. (II) Çünkü onlarca eser yayımlamış bir şair ve yazardan söz edildiğinde bu gereklilik kendiliğinden ortaya çıkar. (III) O, bir şairin özellikle insan ilişkileri, estetik, politika, ekonomi konularında belli bir düşünceye sahip olması ve o düşüncenin şiirini yazması gerektiğine inanır. (IV) Bunu, yazılarında ve söyleşilerinde de dile getirir. (V) Aksi hâlde yazılan şiirin tarihî, kültürel, insani derinliği olmayacağından yazıldığı anda öleceğini söyler. (VI) Onun şiir, deneme ve poetik kitapları eş zamanlı okunduğunda şiirleriyle görüşleri arasındaki tutarlılık hemen göze çarpar.
Bu parçada sözü edilen şairin şiirlerinde, III. cümlede belirtilen tutumu benimsediğini kanıtlayan en güçlü yargı numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilmiştir?
19 - Bilgi (I) Strasbourg’un en görkemli eserlerinden biri Notre Dame Katedrali. (II) İkinci Dünya Savaşı’nda önemli ölçüde hasar gören bu muhteşem yapı, sonraki yıllarda yeniden restore edilmiş. (III) Kırmızı kum taşından yapılmış olan ve çeşitli mimari üslupları barındıran katedralin 139 metre yüksekliğindeki kulesi restore edilmek üzere koruma altına alınmış. (IV) Eski Strasbourg’daki bir başka önemli yapı ise Fransız mimar Robert de Cotte’nin bir eseri. (V) 18. yüzyılda saray olarak kullanılan bu olağanüstü yapının içinde, zengin koleksiyonlara sahip üç müze bulunuyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi öznellik içermemektedir?
20 - Bilgi Sanatla ilgili metinleri inceleyen kişilerin dizgini elden bırakmaması, hele şapkadan tavşan çıkarmaması en temel prensiplerdendir.
Bu cümleye göre sanatsal metin incelemelerinde yapılması beklenen aşağıdakilerden hangisidir?
21 - Bilgi Yakın zaman önce ölen bilim kurgu türünün büyük ustası Ray Bradbury’nin Yazma Sanatında Zen adlı kitabında şöyle bir söz vardır: “Her zaman uçurumdan atlamalısın, kanatların sonradan çıkar.”
Yazar bu sözüyle aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?
22 - Bilgi (I) Yol üzerinde gördüğümüz flamingolar, biz yaklaştıkça kanatlarını iki yana açıyor, boyunlarını öne doğru uzatıyor, suyun üzerinde birkaç adım atıp uzun bacaklarını geriye doğru çekerek boşlukta yükseliyorlar. (II) Bir sonraki durağımıza geldiğimizde teleskobumuzu tekrar kuruyoruz. (III) Heyecanla teleskobun başına geçiyoruz; Anadolu'da çok nadir görülen bir kartal türü olan tavşancılın, karşımızdaki tepeye doğru süzüldüğünü görüyoruz. (IV) Onu öbür kartal türlerinden ayıran, sırtındaki beyaz lekeyi hepimiz rahatlıkla seçebiliyoruz. (V) Biraz sonra, bütün heybetiyle tepenin arkasına doğru süzülerek gözden kayboluyor. (VI) Bu sırada arkadaşım yaklaşık 15 m ileride duran küçük kuşu gösteriyor, “Kızıl gerdan, yavaşça yaklaşırsan fotoğrafını çekebilirsin.” diyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına göre “Tam beklemeye başladığımız anda günün en güzel sürprizlerinden biriyle karşılaşıyoruz.” cümlesi getirilmelidir?
23 - Bilgi (I) Zamana Karşı Orhan Kemal kitabında yer alan sert eleştirileri göz ardı etmedim. (II) Sadece üstadı yücelten bir çalışma olsun istemedim. (III) Tercihimi kullanabilir, bunlardan bazılarını kitaba almayabilirdim. (IV) Böyle yapsaydım kitabın ruhu da yansıtılmamış olurdu. (V) Zaten bu yazıların hepsi arşivde var, iyi bir araştırmacı bunların hepsine kolayca ulaşabilir. (VI) Aslında böyle bir yol seçmesi yazarın değeriyle ilgili.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına göre “Bu, bana yakışmazdı.” cümlesi getirilemez?
24 - Bilgi Edebî değer taşıyan romanlar, öyküler, şiirler, tiyatro oyunları vb. didaktik ilkelere bağlı kalınarak çocuğa öğüt vermek için kullanılmamalı. Çocuklar, öğüt içeren kitaplardan kaçıyor. Oysa bir romanın kurgusuna yedirilmiş, yaşamla ilgili ipuçları, deneyimler, öznel olmayan görüşler, çocuğun kimliğini geliştirir, ufkunu ve zihnini açar. Öz güveninin oluşmasını sağlar. Çocukta yaşamın türlü hâllerine karşı bağışıklık oluşturur.
Bu parçada çocuk kitaplarının taşıması gereken özellikler arasında aşağıdakilerin hangisine yer verilmemiştir?
25 - Bilgi Ülkü Tamer’in, edebî akımların içinde yaşadığı hâlde hiçbirinden tam olarak etkilenmediğini, biçeminde titiz ve ısrarcı olduğunu, söyleyişte özgünlüğünü koruduğunu söyleyebiliriz. Şiire başladığı dönemlerde; şairlerin birbirini kıyasıya eleştirdikleri, dergilerde bazı şairlerle birçok polemiğin yaşandığı, gruplaşmaların yoğunlaştığı günlerde, şairin bu güçlü akıntıya kapılmadan yalnızca şiirini yazmış olması, tek başına şiirini yürütmesi ilginçtir. Üstelik dışarıdaki gürültüyü duymuyormuşçasına yalın, sohbet eder gibi rahat, yer yer gülümseten, kimi zaman özdeyişe benzer dizelerle düşündüren, sesini yükseltmeyen şiirlerdir bunlar.
Bu parçada sözü edilen şair ve şiirleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
26 - Bilgi Onunla tanışıklığımız ne zaman ve nerede başladı? Anımsayamıyorum. Nasıl biriydi? Sahiciydi, aklındaki neyse onu söylerdi. Öfkeliydi; kötü, üstünkörü yapılmış işlere kızardı en çok, hele de böyle kitaplara… Kollayıcıydı, içinde iyi niyet gördüğü her girişimi desteklediğinin bilinmesini isterdi. Şakacıydı; takılmayı, şaşırtmayı ne kadar da severdi! Masalcıydı; bir yeni zaman masalının gülen deviydi sanki, bir yanıyla masalsı ama bir yanıyla da sahici. Sözün kısası benim için “anısı güzel bir insan”dı o.
Bu parçada sözü edilen kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
27 - Bilgi Eskiler “Oku, zihnin açılır.” derlerdi. Bence haklıydılar. Okudukça iç dünyam zenginleşti. Öz güvenim arttı. İş dünyasında bu nedenle daha başarılı oldum. Kitaplara fazla zaman ayırabileyim diye elli dört yaşımda emekli oldum. Kitaplar bana resmi, klasik müziği sevdirdi. Bu arada biraz da asosyal oldum. Üslubumda zaman zaman bir kibir dokusu seziliyorsa kitaplar yüzündendir.
Bu parçada okumanın, insan üzerindeki etkileri arasında aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
28 - Bilgi Eğitimcileri kaygılandıran önemli bir gerçek var. Günümüz gençleri, daha çocukken teknolojiye yönelerek sanal oyunlara ve hazır bilginin kolaycılığına sığınıyor. Kitaptan uzaklaşan bu gençlerin büyük bir bölümü, sorumluluklardan kaçarak yaşamı bir eğlence gibi görüyor veya asosyal bir yaşam içinde bunalımlara sürükleniyor. Bu tehlikenin herkes farkında ama “suçluyu” belirleme, zararı en aza indirme konusunda görüşler farklı. Yasakçı bir anlayışla sorunun daha da büyüyeceğine kuşku yok. Birleşilen tek gerçek ise çocuklar için kitabın önemi, yararları.
Bu parçada gençlerle ilgili olarak yakınılanlar arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
29 - Bilgi Varlıkları ve özellikle insanı oldukça farklı biçimlerde yorumlayan ve ele alan pek çok düşünür, sanatçı ve uzman bulunmasına rağmen bu konuda, çoğunluğun üzerinde uzlaştığı görüşler de mevcuttur. Bunlardan birisi, insanın diğer tüm nesnelerden ve canlılardan farklı bir varlık olduğu düşüncesidir. Pek çok kişiye göre insan; bir nesneden, bir hayvandan daha “fazla” ve daha farklı bir canlıdır. Bu yüzden de insan; bir nesneyi ve hayvanı inceler gibi laboratuvar ortamında incelenmemeli, o, bir fiziksel veya biyolojik yapı olarak ele alınmamalıdır. Dolayısıyla insanın ne olduğunu değil, kim olduğunu ve neler hissettiğini araştırmak gerekir. Çünkü insan her an değişen, yaratıldığı gibi kalmayan, özgür seçimiyle varlığını şekillendirebilen bir varlıktır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
30 - Bilgi 90 Kuşağı’nın en belirgin özelliği, farklılıklarıyla öne çıkmasıdır. Çok önemlidir bu, çünkü öykü, 90’lara kadar hep tek sesli yapısıyla var oldu. Örneğin, 50 Kuşağı’nın öyküleri hep birbirine benzer. Toplumcu öykü âdeta kendi kopyalarını üretip dururken, ilk defa 90’larda öykü farklı bir yapıya kavuşmuştur. Postmodernizmi farklı kılan da budur. Öykü, çok sesli bir orkestraya dönüşmüştür artık. Gerçeklik algısı altüst olmuştur. Bir yönüyle yerliliğin, yerli duruş denilen “özcü” yaklaşımın yerine evrensel bir çerçeveye yerleşmiştir öykü. Bunu yaparken de farklı gerçeklikler üretmiştir.
Bu parçada 90 Kuşağı öykücüleriyle ilgili olarak
I. bütün insanlığa seslenme,
II. dış dünyaya başka bir açıdan bakma,
III. bireysel konuları işleme
özelliklerinden hangilerine değinilmemiştir?
31 - Bilgi Çocuklar üzerinde toplumun etkisinin ne kadar büyük olduğu herkesçe kabul edilen bir gerçektir. Özellikle çocukların örnek almaya ne kadar yatkın oldukları bilinir. Burada anne ve babalara bir şeyi anımsatmak isterim. Çocuğun kendilerine saygı duyması ve sözlerine inanmasını isteyen anne ve babalar, önce o saygıyı çocuğa kendileri göstermelidirler. Çocuklarının önünde, onların öğrenmesini ve örnek almasını istemedikleri hiçbir davranışta bulunmamalıdırlar.
Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada değinilen durumlardan biri değildir?
32 - Bilgi Duygusuz ve renksiz “Kendine iyi bak.” sözünün, belki de söyleyenin hiç düşünmediği gizli bir anlamı var ki, tam da bu çağın bireysel yaşamına denk düşüyor. Bir şuuraltı olarak onu seslendiriyor: Kendine iyi bak. Çünkü sen yalnızsın ve tek başınasın. Benim sana bir yararım olmaz. Sana bir şey olursa benden yardım bekleme, elimden bir şey gelmez. İstesem de yapamam. Öyleyse kendi kendine bakmayı, yetmeyi öğren. Kendine iyi bak… Başının çaresine bak!
Aşağıdakilerden hangisi, yazarın “Kendine iyi bak.” sözünü eleştirme nedenidir?
33 - Bilgi Bir yolculuğa çıkmalıyız. Bu yolculuk, başka iklimlere doğru değil, yaşadığımız toplumun geçmişine doğru olmalıdır. Çünkü edebiyatçı, önce kendisini yaşatan ve sonsuza kadar var edecek olan kültürü tanımalıdır. Bu, onun özgün sanat eseri ortaya koyabilmesinin en önemli yoludur. Zira bir sanat eserinin kökleri, onu ortaya koyan yazarın ruhsal ve zihinsel yapısından olduğu kadar, içinden çıktığı toplumun kültüründen de beslenir, gelişir.
Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?
34 - Bilgi 1951’den bu yana her yıl yapılan ve dünyanın en prestijli sinema festivallerinden biri olan Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale) 7 Şubat 2012’de sinemaseverlere 62. kez merhaba dedi. Sinema dünyasının en önemli ödüllerinden biri sayılan Altın Ayı Ödülleri’nin dağıtıldığı ve bu yıl 400’den fazla filme ev sahipliği yapan Berlinale, Türk sinema tutkunları için büyük önem taşıyor. Nuri Bilge Ceylân’ın Kasaba adlı filmiyle 1998 yılında Altın Ayı ödüllerinden biri olan Caligari Ödülü’nü kazanarak dünya çapında adını duyurduğu festivalde, 2004 yılında da Fatih Akın, Duvara Karşı adlı filmle en büyük ödül olan Altın Ayı’nın sahibi olmuştu.
Bu parçada sözü edilen festivalle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
35 - Bilgi İnsanlara karşı tutumumuz onları anlamamıza bağlıdır. Bu, toplumsal ilişkinin temel taşlarından biridir. Eğer insan doğasına ilişkin bilgiler daha tatmin edici olsaydı insanlar birlikte daha kolay yaşarlardı. O zaman bazı toplumsal sorunların önüne geçilebilirdi. Çünkü bunlar, genellikle birbirimizi anlamadığımızdan ve yüzeyselliğin yanıltıcılığından ortaya çıkar. Bunun en somut örneğini, ebeveynlerin çocuklarını anlayamamasında, çocukların da ebeveynleri tarafından yanlış anlaşılmasında görürüz.
Bu parçaya göre, insanlar arasındaki iletişimsizliğin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
36 - Bilgi Bir arada yaşamak zorunda olan insanoğlu, yaratıldığından bugüne, duygu ve düşüncelerini paylaşma ihtiyacı duymuştur. Tarihin ilk çağlarında sınırlı işaretlerle anlaşmak mümkünken değişip gelişen hayat şartları nedeniyle insanların birbiriyle anlaşması güçleşmiş, daha sağlam, yeterli bir anlaşma sistemi zorunlu hâle gelmiştir. Böylece, bir “gizli anlaşmalar ve fark edilmeyen ittifaklar sistemi” olarak dil ortaya çıkmıştır. Bu yapı, her topluluk tarafından ayrı ayrı kurulmuş ve böylece her toplumda kendine özgü bir dil oluşmuştur.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
37 - Bilgi Sanatta başarıyı sürdürmek, çoğu zaman kazanmaktan daha zordur. Ben, büyük bir başarıya ulaşmanın parlak çekiciliğinde, aslında ölüm gibi bir sonun saklı olduğunu düşünürüm. Çünkü o en üst noktanın arkası; gizemli ve karanlıktır, bitişin ilanıdır bence.
Bu sözleri söyleyen bir yazar aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
38 - Bilgi Dergilerimizde, öykü yazmanın inceliklerinden söz edilmiyor. Edilse bile bu yazılar, yabancı yazarlardan çeviri yoluyla elde ediliyor. Bizim öykücülerimiz, kendi öykü anlayışlarının ne olduğunu açıklayıp bunları savunmuyorlar. Bir öykücü bunu yapmak zorunda mıdır? Hayır. İsterse yazar, istemezse yazmaz. Ama edebiyatla uğraşanların; öykünün ne olduğu, nasıl yazılması gerektiği konusunu kendisine dert edinmiş olmaları gerekmez mi? Her yıl en az on tane öykü kitabı yayımlanıyor. Bunlar üzerine doğru dürüst bir eleştiri yazısı okuyabildik mi? Kimisi yazarın anlatımından söz eder, yanlış cümleler bulmuşsa onları söyler. Yahut da “Yazar, edebiyata yeni bir hava, deyiş ve söyleyiş getirmiştir.” gibi beylik laflar edilir.
Bu parçada eleştirilenler arasında aşağıdakilerden hangisine yer verilmiştir?
39 - Bilgi
39. - 40. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

(I) Alpin tundralarındaki bitkilerin dayanmak zorunda olduğu fiziksel koşulların başında düşük sıcaklıklar, güçlü rüzgârlar ve düşük nem oranı gelmektedir. (II) Rüzgârlar aşındırıcı etki yaparken buharlaşma, terleme yoluyla su kaybını artırır. (III) Su kaybı ise toprağın donmuş hâlde olduğu zamanlarda sorun oluşturur. (IV) İşte bu şartlar altında bitkiler, kar biriken kuytu yerlerde yetişir; bu şartları bulamadıklarında ise kısa boylu olurlar. (V) Bazı bitkiler fiziksel yapılarıyla soğuğa karşı direnç geliştirir. (VI) Bunu, büyük ve tüylerle kaplı yünsü yapraklarını içeriye doğru bükerek gerçekleştiriler; böylece bitkilerin, büyüme konisinin ucu örtülerek soğuktan korunduğu görülür. (VII) Donmaya karşı korunmalarını sağlayan başka bir özellik ise yapılarında bol miktarda bulunan doymamış yağ asitleridir. (VIII) Bitkilerin zar yağları bu yağ asitleri sayesinde sıvı olarak kalır ve böylelikle bitki yaşayabilir.


Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
40 - Bilgi Bu parçaya göre tundra bitkilerinin yaşamını
I. kuvvetli hava akımları,
II. havadaki su buharı miktarı,
III. toprağın yapısı
etkenlerinden hangileri zorlaştırır?
41 - Bilgi
41. - 42. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Kafka, “Sinemayı seviyor musunuz?” sorusuna, “Filmler demirden panjurlar gibidir.” diye cevap verir. Roman ve hikâyelerinde görselliği ön planda tutan yazar, bu sözünü şöyle açıklar: “Bir göz insanıyım ben. Sinema ise görme eylemini kısıtlıyor. Hareketlerdeki çabukluk ve görüntülerin hızla değişmesi, insanın, gördüklerini yarım yamalak algılamasına neden oluyor. Bakışlarımız görüntülere değil, görüntüler bakışımıza hâkim oluyor. Böylece bu görüntüler, roman ve öykülerdeki görselliğin aksine bir taşkın gibi bilincimizin üzerine oturuyor.”



Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
42 - Bilgi Bu parçada geçen “bilincin üzerine oturmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
43 - Bilgi
43. - 44. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) Küresel ısınmanın neden olduğu kuraklığın, havadaki karbondioksit yoğunluğuyla ilişkili olduğu biliniyor. (II) Bilim insanları, karbondioksit gazının atmosferin yapısını etkileyerek yağışlarda hızlı değişikliklere yol açtığını; küresel ısınmayla kuru bölgelerin daha kuru, nemli bölgelerin daha da nemli hâle geldiğini belirtiyorlar. (III) Bu sorun her geçen gün daha da önemli bir hâl alıyor. (IV) Bilim insanlarına göre havadaki karbondioksit yoğunluğunun artması yağışı baskılıyor. (V) Bunun tersi olarak karbondioksit yoğunluğunun azalması da yağışı artırıyor. (VI) Çünkü havadaki karbondioksit gazı, ısıyı atmosferin ortasına hapsetmekte ve ısınan havanın atmosferde yükselmesini engelleyerek yağmur ve fırtına oluşmasını sağlayan hava hareketlerini önlemektedir.



Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi yoktur?
44 - Bilgi Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
45 - Bilgi
45. - 46. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Yoğun iş hayatından, sorumluluklardan, şehir hayatının kargaşasından kaçmak isteyenlerin giderek daha çok ilgi gösterdiği bir doğa sporu var: Oryantiring! Bu sporu yaparken her şeyden önce doğayla baş başasınız; hem bedeniniz hem de zihniniz üzerinde etkili bir spor. Toplu olarak yapılıyor ve bir altyapı gerektirmiyor. Bir takıma katılmak zorunda değilsiniz. İsterseniz ailenizle birlikte de yapabilirsiniz. Bu sporun temelini; sporcuların, hem kendilerinin hem diğer sporcuların hem de içinde bulundukları arazinin özelliklerini dikkate alarak en doğru kararı en kısa sürede verebilmeleri oluşturuyor. Bedensel ve zihinsel performansınız birlikte söz konusu olduğundan bu spor dalında yarışmacıların şansları eşit sayılıyor. Bir lidere ve belirlenmiş bir parkura gerek görülmüyor bu sporda. Yarışmacılardan beklenen; koşarak, yürüyerek, bisikletle, kayakla veya engelli araçlarıyla, özel hazırlanmış haritanın ve pusulanın yardımıyla, verilen hedefe en kısa sürede ulaşmak. Koşarak oynanan satranç diye anılan oryantiringde yaş sınırı da yok.



Oryantiring sporuna ilişkin olarak bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
46 - Bilgi I. Her yaştaki insan tarafından yapılabilir.
II. Yardımcı araç gereç kullanılmaktadır.
III. Yapılan ortamın şartları önemlidir.
IV. Uzmanlık gerektirir.
Bu parçadan, oryantiring sporuyla ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangilerine ulaşılamaz?
47 - Bilgi
47. - 50. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.
Aşağıdaki haritada, hava alanı bulunan bazı iller ile bu iller arasında bulunan deniz ve demir yolu hatları gösterilmiştir.
Hava yolu taşımacılığı; İstanbul, Ankara ve İzmir’den diğer illere çift yönlü (gidiş-geliş), diğer illerden ise yalnız o ilin doğusunda bulunan illere tek yönlü (gidiş) olarak yapılmaktadır.
Deniz ve demir yolu taşımacılığı, haritada gösterilen hatlarda çift yönlü olarak yapılmaktadır. Yolcular haritada gösterilen illerde hava, deniz ve demir yolları arasında aktarmalar yapabilmektedir. Deniz ve demir yolunu kullanan yolcular, nihai varış noktalarına ulaşmak için haritada gösterilen illerde aktarma yapmak zorundadır.
Asiye, Buğra, Cenk ve Davut adlı kişilerin yaptığı yolculuklarla ilgili şunlar bilinmektedir:
 Davut yolculuğuna İstanbul’dan, diğerleri ise Ankara’dan başlamıştır.
 Tüm yolcular yalnızca bir kez aktarma yapmıştır.
 Cenk, Sivas’ta demir yoluna aktarma yapmıştır.
 Asiye nihai varış noktasına uçakla ulaşmıştır.


Buğra’nın yaptığı yolculukla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesin olarak yanlıştır?
48 - Bilgi Malatya’da aktarma yaptığı bilinen Asiye’nin nihai varış noktası aşağıdakilerden hangisi olamaz?
49 - Bilgi Cenk’in nihai varış noktası
I. Muş,
II. Kars,
III. Kayseri,
IV. Erzurum
illerinden hangileri olabilir?
50 - Bilgi Davut’un aktarma ve nihai varış noktaları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi kesin olarak yanlıştır?
(Aktarma noktası // Nihai varış noktası)