YGS Türkçe Deneme SınavıGoogle'da Ara

"YGS Türkçe Deneme Sınavı" adlı testte 40 soru vardır. TYT Türkçe ve Kpss Türkçe kategorilerinde yayınlanan teste 953 kişi bakmış, 291 kişi ise testi çözmüştür. Testte 0 yorum vardır. Yorum butonuna tıklayarak yorum yapabilir veya varsa yapılmış yorumları okuyabilir, iftihar butonuna basarak testin başarılı üyelerini görebilirsiniz. "YGS Türkçe Deneme Sınavı" adlı testin zorluk seviyesi Orta olarak belirlenmiştir. Testi çözmek için soruları okuduktan sonra doğru olduğuna inandığınız cevabı işaretleyin ve sayfanın en altında bulunan Çözdüm - Cevapları Göster butonuna tıklayın. Ardından soruların üstünde doğru ve yanlışlarınızı görebilirsiniz. Test çözerken kaydedip sonra tekrar çözmek isterseniz üye girişi yaptıktan sonra göreceğiniz Sonra Çöz butonunu kullanabilirsiniz.
Bilgi
1 - Bilgi İnsandan, gerçekten kemale ermiş insandan anlamayanların ilgisini çekmez Sezai Karakoç. Genç bir adam, üstü başı öyle modaya uygun değil; öyle az bilenler gibi yapmıyor, kendini beğenmişliği falan yok. Sezai Karakoç; sessiz, büyük bir ateş, bir umman, içine dönmüş bir âlim, kırkını aşmadan filozof olmuş erdemli bir kişi.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
2 - Bilgi Kitaptaki şiirlerin tümü bayağı şiirler. En tembel okur bile bir göz kırpmasıyla okur okur geçer bu şiirleri. Bu şiirler, su üstüne yazılmış bir yazı gibidir, durmaz, akıp gider.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
3 - Bilgi Çocukların top oynadıkları kumluktan iskeleye doğru yürürken hep planlar kuruyordu.
Bu cümledeki altı çizili sözcüğün anlamca özdeşi aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır?
4 - Bilgi (I) Alaaddin Tepesi ve çevresi Konya’da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden. (II) Alaaddin Camii’ni ve Alaaddin Keykubat Köşkü’nden geriye kalan duvar kalıntısını gördüğümüz tepe, aynı zamanda tarih öncesi kalıntıların bulunduğu bir höyük. (III) Alaaddin Tepesi civarında yürüdükçe görecek, gezecek o kadar çok eser çıkıyor ki karşımıza, Konya bu zenginliğiyle bizi büyülüyor. (IV) Karatay Medresesi ve Aziziye Camii de Alaaddin Tepesi’nin çevresindeki eserlerden biri, onları da ziyaret etmeyi ihmal etmiyoruz. (V) Buralar gerçekten çok güzel.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde mecazlı söyleyişe yer verilmiştir?
5 - Bilgi Hayatın değeri uzun yaşanmasında değil, iyi yaşanmasındadır.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
6 - Bilgi (I) Gösterge bilim yolunda yapılmış bir eleştiriyi uygulama yanlışları yüzünden öznel bulabilirim. (II) Ben olgunlukla eski bir metni eleştirirken onun edebiyat tarihi içindeki konumunu da irdelemek zorunda kalıyorum. (III) Bizde nesnel anlamda edebiyat tarihleri yazılmadığından hazırlayanın yargıları benim ya da başka eleştirmen arkadaşlarımın yazacaklarının altyapısını oluşturacak güvenilirlikte değildir. (IV) Öznel ve nesnel kavramları düşünürken dünden bugüne edebiyat tarih- çiliği yapmak da benim görevlerim arasında yer almaktadır. (V) İki çalışmam arasında karşılaştığım zorluklar, söylediklerimi destekleyecek kanıtlar taşıyor. (VI) Sanatçıların edebiyat tarihi içindeki yerlerini belirlemeyip sadece bugünkü okunurluklarını yazmak onlara yapılacak büyük bir edebî haksızlık olurdu.
Numaralanmış cümlelerden hangisi kendinden önceki cümlede belirtilen yargının gerekçesi durumundadır?
7 - Bilgi I. Güzel sanatlarda söz sahibi olmak isteyen bir millet, her şeyden önce ulusal zevk bilincine ulaşmalıdır.
II. Onun eserlerinde öncelikle göze çarpan özellik dili ustaca kullanması, sözcükleri âdeta nakış gibi işlemesidir.
III. Okul yıllarımda arkadaşlarla dersten çıkar çıkmaz, okulun arkasındaki ormanlık alana giderdik.
IV. Psikolojik yönü ağır basan ve sinemaya uyarlanması imkânsız görünen bu roman birçok okur tarafından eleştiri alacak.
V. Hemen hemen her eserinde çekici bir anlatıma imza atan yazarın son eserinde kullandığı üslup beni hayal kırıklığına uğrattı.
Numaralanmış cümlelerde aşağıdaki kavramlardan hangisine örnek yoktur?
8 - Bilgi (I) Plajdaki görevli buranın aynı zamanda Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının kuluçka alanlarından biri olduğunu söylüyor. (II) Plaj keyfi sonrası Çalış Kordonu’ndaki hediyelik eşya dükkânları gözlerimizi, süt kokan taptaze dondurmalar ise midelerimizi bayram ettiriyor. (III) Çalış’tan Fethiye merkezine tekneyle geçip Fethiye Kordonu’ndaki gezimize başlıyoruz. (IV) Akşam yemeğine vakit var ama bir kordon klasiği olan tost, portakal suyu ve turşu üçlüsüne hayır diyemiyoruz. (V) Özel teknelerin bağlandığı marinadan başlayıp yeni kordonla birleşerek kilometrelerce devam eden Fethiye sahilinin bir tarafı tur tekneleri, diğer tarafı ise kafelerle dolu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde dolaylı anlatım söz konusudur?
9 - Bilgi Halikarnas Balıkçısı takma adıyla tanınan Cevat Şakir Kabaağaçlı, hikâyeci ve romancı olarak Ege ve Akdeniz kıyılarımızın, ekmeğini çekişe dövüşe denizden çı- karan yoksul ama namuslu insanlarının yaşam serüvenini, bu bölgelerin taşı, toprağı, ormanı, dağı; mitolojisi, efsanesiyle birlikte şiirsel sıcaklığında, coşa taşa edebiyatımıza kazandıran ilk ve tek sanatçıdır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılacak yargı aşağıdakilerden hangisidir?
10 - Bilgi I. Âşık edebiyatı, din dışı konuları işleyen ve “âşık” adıyla anılan kişilerce oluşturulmuştur.
II. Çünkü halk arasında yarı ermiş sayılır âşıklar.
III. Bu edebiyat çalıp çağırma geleneğine dayanır.
IV. Ayrıca gezdikleri yerde ilgi ve saygı görürler.
V. Yani bu ozanlar şiirlerini yazıyla değil, söz ve saz ile yayarlar.
Numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluş- turulmak istenirse cümlelerin doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisi olur?
11 - Bilgi (I) Bu romanın başarılı bir üslubu var. (II) Tüm sözcükler yerli yerinde kullanılmış. (III) Her sözcük bize başka bir sözcüğün kapısını açacak nitelikte. (IV) Ancak özgün oluşu, hiçbir sanatçının izini taşımaması onu ba- şarıya taşımaya yetmiştir. (V) Tek kusuru sürükleyiciliği yakalayamamış olması. (VI) Hiçbir cümlede başka bir yazarın soluğunu hissedemezsiniz.
Bu parçanın anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralanmış cümlelerden hangileri yer değiştirmelidir?
12 - Bilgi Sanat halkın ve toplumun hizmetinde değil midir? Değildir, demeyeceğim ama bilim ne kadar toplumun hizmetinde ise sanat da o kadar toplumun, bütün insanlığın hizmetindedir. Bilim adamı çalışmalarından bütün dünyanın faydalanmasını ister, bulduğu doğruları bütün insanlara öğretmeye özenir ama bunun için çoğunluğun anlamayacağı konulara dokunmaktan çekinmez. Sanat adamı da öyledir, ----. “Halk bunu beğenmeyecektir.” diye düşünerek bir yapıtı ortaya koymaktan vazgeçmez.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
13 - Bilgi Türk Kardiyoloji Derneği’nin verilerine göre her yıl ülkemizde 200 bin kişi kalp hastalıklarından dolayı yaşamını kaybediyor. Dünya genelinde ise sayı 17 milyona ulaşıyor. Obezite, hareketsiz yaşam tarzındaki artış, sigara kullanımı, diyabet ve tansiyon hastalıkları kalp ile ilgili sorunlara yol açıyor. Üstelik kalp hastalıkları kadın-erkek, çocuk-yetişkin farkı gözetmeksizin herkeste çıkabiliyor. Kalp-damar hastalıkları kendisini en sık göğüs ağrısıyla gösteriyor. Bunun yanı sıra nefes darlığı, fenalık hissi, çarpıntı gibi birtakım şikâyetler de görülüyor. Ancak hiçbir belirti vermeden de ortaya çıkabiliyor. Öyle ki kimi zaman sindirim ve gaz sorunlarıyla karıştırılan bu belirtiler kalp krizinin ----.
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
14 - Bilgi (I) Birçok ülke bilim ve sanata verdiği değerle övünür. (II) Öyle ülkeler var ki bu ülkelerde en rahat ve en kaygısız yaşayanlar bilim adamlarıyla sanatçılardır. (III) Bu kişiler her türlü sıkıntıdan uzak oldukları için yaratıcı olmakta, ortaya değerli eserler koymaktadırlar. (IV) Zaten yaratıcılığın ortaya çıkması da ancak bu koşullarda mümkün olacaktır. (V) Aksi hâlde sanat ve bilim adına bir şey kazanamayız.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra düşüncenin akışına göre “Biz de sanat ve bilime değer veriyorsak sanatçılarımıza ve bilim adamlarımıza uygun koşulları hazırlamak durumundayız.” cümlesi getirilebilir?
15 - Bilgi (I) Her sanatçı kendi kalemiyle alın yazısını çizer. (II) Ömer Seyfettin’de hiçbir iddia taşımadan hikâyeler yazdı. (III) Bunları yazarken bir sanatçı olduğunu, bir edebiyat adamı olduğunu düşünmedi. (IV) Otuz altı yıllık ömrün tecrübelerini, gözlemlerini, anılarını kâğıda geçirdi. (V) Bu süreç öylesine sağlam ve güçlüdür ki onun hikâyelerini okuyanlar hayranlık duygularını açığa vurmaktan kendilerini alamazlar.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde yazım yanlışı vardır?
16 - Bilgi
17 - Bilgi Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı sözcükte hem ünsüz yumuşaması hem de ünsüz sertleşmesi vardır?
18 - Bilgi (I) İlk olarak şehrin az bilinen antik kentine gidiyoruz. (II) Meram ilçesine bağlı Gökyurt’ta bulunan Kilistra antik yerleşim alanına Meram’dan kırk dakikalık bir kara yolculuğuyla ulaşmak mümkün. (III) Arkeolojik kazı çalışmalarının sonucunda ulaşılan kalıntılar, kentin Helenistik ve Roma dönemlerinde inşa edildiğini gösteriyor. (IV) Kentin yerleşimi genellikle kayalara oyulmuş evlerden oluşuyor. (V) Kapadokya’daki peribacalarını andıran Kilistra sayesinde Anadolu’nun eşsiz zenginliklerinden biriyle daha tanışıyoruz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi yükleminin türü bakımından diğerlerinden farklıdır?
19 - Bilgi Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelere ayırmada yanlışlık yapılmıştır?
20 - Bilgi Aşağıdaki cümlelerden hangisi biçimce olumsuz olduğu hâlde anlamca olumludur?
21 - Bilgi (I) Galatasaray Lisesinde kısa süre çalıştıktan sonra Göttingen’e giden Cahit Arf, samimi ve içten çalışma ortamının etkisiyle kendisini dünya çapında meşhur edecek çalışmalarına başlar. (II) Doktora hocası, Arf’a çalışmak istediği konunun çok zor olduğunu bu nedenle çok acele etmesi gerektiğini söyler. (III) Bunun üzerine Arf, çalışmalarını tek başına sürdürerek tezini bir buçuk yılda tamamlar. (IV) Tanınırlığını sağlayan ilk teoremini de tezini hazırlarken geliştirir. (V) Arf, o güne kadar sadece yatay ve dikey eksende kullanılan geometri formüllerinin çok boyutlu şekillere de uygulanabileceğini kanıtlar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
22 - Bilgi Varlığımız kitaplarla bezenmiştir. Hayatın her alanını konu edinir kitaplar. En önemsiz gündelik konuşmalarımız telgraf tellerinde ötüşen serçeler gibi konarlar onlara, insanın onları sıkıcı bulduğu, topunu birden güpegündüz korkunç bir karabasan gibi gördüğü anlar olur. Ama onların, dört duvar arasında iç açmaya uzanan eller olduklarını duyduğumuz günler de vardır. Şu küskünlük, uçsuz bucaksız yalnızlık dünyasında biricik muştucudur onlar.
Bu parçada kitaplarla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
23 - Bilgi Geziyi, gezerken görebilmeyi neden sonra az buçuk öğrenebilmişimdir. Eskilerin övdükleri yerler, bende de ilk bakışta hayranlık uyandırmıştır. Bir eski sütun, bir kemer, bir kubbe, bir savaşın geçtiği alan karşısında derin düşüncelere dalmışımdır. Fakat bunun arkasında kendi çabamla elde ettiğim değerlere, güzelliklere sıra gelir diyebilirim. Bir geziyi yeni baştan yaratmak demektir bu. Bir gezinin tadı, gezi bitip evinize döndükten sora çıkar. Gördüğünüz yerleri bir bir gözünüzün önüne getirirsiniz, kimini merak edip kitaplara, ansiklopedilere başvurursunuz; bitirdiğiniz geziyi yeni baştan kurarsı- nız.
Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
24 - Bilgi Anadolu’nun pek çok şehrinde çocuklar komşularını iyi tanıyorlar, peki ya sokaklarını? Köşe başındaki ıhlamuru acaba zamanında kim dikmişti, mahallenin bakkalı- nın eski sahibi kimdi, şu an oturdukları evde eskiden kim oturuyordu, kendisi yaşında çocuklar var mıydı, peki sokaklarının adı neden Eşref Saat Sokak’tı ya da İskender Baba Çıkmazı? Mahallenin tarihini araştırmak, soru soran ve araştıran bir çocuk yetiştirmek için en güvenilir yollardan biri. Bu az zahmetli küçük çalışma sayesinde çocuklarınız, araştırmacı ruha ek olarak sokakları tek başına gezerken öz güven, mahallenin bireyleri ile sohbet ederken iletişim becerileri kazanacaktır. Üstelik tüm bunları sizin gözünüzün önünde başaracaktır. Kendi gibi minik defterine notlar tutmaksa gazeteci gibi hissetmesine yarayacak kuşkusuz.
Bu parçada anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
25 - Bilgi Çağların eskitemediği bir soru: “Edebiyat nedir?” Çok eski çağlarda bile ele alındığını, üzerinde durulduğunu görüyoruz. Söz gelimi Platon’un ünlü yapıtı “Devlet”te sanat bağlamı içinde düşünülmüştür. Aynayla edebiyat arasında bir bağlantı kurulmuştur. Ayna nasıl nesneleri olduğu gibi yansıtırsa edebiyat da dünyayı yansıtır. Stendhal roman için “Roman yol boyunca gezdirilen bir aynadır.” demiştir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
26 - Bilgi İn cin uyanmadan denizin üstü de boş gibidir. Balıkçıl ya da erkenci iki martı sezilir alacakaranlıkta. Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler. İşgüzar işgüzar kanat çırparken birden durur, suya konarlar. Kocaman gövdesi ve iri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atar.
Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
27 - Bilgi Şair, şiire kendi söylemiyle girer. Başta kendi söylemini kurdu mu zamanlar üstü bir şair olmayı başarır. Söylem, şairin yalnızca sözcük seçimiyle ve söz öbeklerini biçimlemeyle sınırlandırılmamalıdır. İyi şair, şiirinin duygu, düşünce örgüsünü; bu örgüyü şiirsel yaratı içinde biçimleyen sesi yaratır. Bunu gerçekleştiren şair için bir dönemden ya da başka bir şairden etkilenme söz konusu olamaz.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
28 - Bilgi Güven umutsuz yürümez. Dağcılar Everest’in ilk yamaçlarına uzaktan baktıkları zaman her şey engeldi onlar için. İlerledikçe geçit buldular kendilerine. Bunun içindir ki her şeyin isteğimize engel olacağına önceden ve uzaktan karar vermek, istemek değildir. Yolun kapalı olduğu düşüncesiyle denemeye girişmek denemek değildir. Nitekim bulucularla düzelticilerin dağın çevresinde dolandıklarını uzak da olsa vadilerden ilerlediklerini sonunda da bir geçit bulduklarını görürüz.
Bu parçanın yazarından aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenemez?
29 - Bilgi Yazarın sanat grafiğine baktığımızda romanlarının giderek yükselen bir başarı yakaladığını fark ederiz. İlk romanlarında rastgele seçilen sözcükler sonrakilerde titiz ve şiirsel bir dile dönüşmüş. Hele hele son romanı yetkin, bir yazarın kaleminden damlamış gibidir. Hangi yazar gibi yazarım düşüncesi yerini herkesten farklı yazma düşüncesine bırakmış. Bir okunuşta anlaşılan cümleler, okuyanın sezme ve anlama gücüne dayalı sıcak ve içten anlatıma dönüşüvermiş.
Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
30 - Bilgi Modern dünyanın tükettiği çocuklardan haberiniz var mı? Evet, günümüz çocuklarının problemi: İlgisizlik. Gündüz kreşte ana babadan uzak kalan çocuk, akşam doğal olarak ebeveynlerinden ilgi bekliyor. Ama anne ve babalar çokça çalıştığı için maalesef o alan da çocuğa kapalı. Ve çocuklar ne yazık ki televizyon ve bilgisayar başında yalnızlığa mahkûm ediliyor. Bu ilgisizlik, çocuğun ilerleyen dönemde insanî ilişkilerinde sıkıntı oluşturarak içine kapanık asosyal bireyler ortaya çıkarıyor. Tüm bunları göz önünde bulundurarak mutlaka çocuğun dünyası doldurulmalı, çocuk tamamen sanal bir dünyaya emanet edilmemeli. Gözümüzün nuru çocuklar buna değmez mi?
Bu parçada yazarın asıl yakındığı durum aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
31 - Bilgi Aslına bakarsan artık öyle çok detaylı konuşmak istemiyorum, çok yazdım, üstelik “Şiir ve Yerçekimi” başlıklı yazımda ironi üzerine fikirlerimi beyan ettim. İroni; aklın iflas ettiği, zekânın dumura uğradığı andır bence, sözün bitip sinirden gülümsemenin başladığı an. Her centilmen gibi ben de iğneyi öncelikle kendime batırıyorum, çuvaldızım ise hiç olmadı.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak yazılmıştır?
32 - Bilgi Nasıl roman yazarının eseri dünyaya eklenmiş yeni bir taş parçasıysa, okurun eylemi de öyledir. Yazarla birlikte okur da yontmaya başlar, taşın içinde gizleneni bulup çıkarmaya çalışır. Bu yüzden okuduğum romanların nasıl başladığına dikkat ederim hep. Çünkü okumak benim için büyüleyici bir şeydir; bir keşiftir, daha önce çıkılmamış bir ada gibidir. Üstelik romanın tamamı yazarın fikri olsa da bir kısmı da benimdir; benim elimden, benim zihnimden çıkar.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
33 - Bilgi . Bir yazıya başlamadan önce kafamda bir fikir parıldar, parıldayan fikir üzerinde durmayı, bu fikri yazılarımdan birine konu yapmayı tasarlarım. Eğer fikir, sağanak gibi beni sürükleyebiliyorsa hemen oturur yazarım ama çoğu zaman başlayamam, ihmal eder, sanki unutmaya çalışırım, hatta iyice unuttuğum bile olur. Ama bu parıltı, kendini yazdıracak cinstense elinden kurtulmama imkân yoktur; ikide bir karşıma çıkar. Karşılaştığım bir olay, duyduğum bir söz, bir davranış, sokakta gördüğüm bir yüz hemen içimde onu uyandırır.
Bu parçaya göre;
I. yazmaya değecek nitelikte bir konu üzerine temellenmesi,
II. sanatçıyı günlük yaşamda etkisi altına alacak nitelikte olması,
III. sıra dışı bir konunun merkezinde şekillenmesi,
IV. okuyucunun beklentisiyle aynı doğrultuda olması
ifadelerinden hangileri sanatçıyı yazmaya iten fikirlerin özelliklerindendir?
34 - Bilgi
34 ve 35. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
(I) İran’ın hat sanatı tarihinde kendine özgü bir yeri vardır. (II) Özellikle İlhanlılar ile Timurluların hâkimiyeti altında İran’da pek çok hattat yetişmiş ve bunun bir verimi olarak talik hattı İran’da ortaya çıkmıştır. (III) Daha sonra Safeviler döneminde ise talik ölçüye bağlanmış ve Osmanlı Devleti’nde de çokça kullanılan talik ve nesihin birleşiminden nestalik hattı üretilmiştir. (IV) Askerî ve iktisadi başarılarının yanı sıra İslami ilimler ve sanatlarda gelişmek, İslam devletleri için ulaşılacak önemli hedeflerdendir. (V) Şiir, musiki, hat ve tezhip gibi sanatlar, hanedanların ilgisizliğiyle hiç karşılaşmamış; daima destek görmüştür. (VI) Devlet olmanın, iktidar sahibi olmanın ölçütlerinden biri de sanatı himaye etmek olmuştur.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
35 - Bilgi Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
36 - Bilgi İnsan; geometri bilmeden su bentleri yapmış, mekanik bilmeden manivela kullanmış,matematik bilmeden parmaklarıyla saymıştır. Sanat ve güzellik üzerinde hiçbir bilgisi yokken mağara duvarlarını bugün bile değme ressamın yapamayacağı resimlerle donatmıştır. İnsanın daha konuşmadığı, dilinin çözülmediği çağlarda elleri konuşmuştur. Sözün kısası bilim ve sanat diye övündüğümüz her ne varsa hepsini insan elinin karanlıklar içinde çağlar boyunca yaptığı hareketlere borçluyuz.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?
37 - Bilgi Yazarı marangozdan ayıran tek ölçüt, onun ürününün bir iş olmayışıdır. Ahşap bir masanın değeri kullanılan malzemeye göre değişir ama aşağı yukarı bellidir. Yazılan bir eserin değeri yazara ödenen telif ücretiyle ölçülebilir mi? Yazarın kullandığı malzemenin de sanatına verdiği işçiliğin de değerini ölçmek olanaksızdır. Böyle olmasaydı yüz bin tane satılan bir romanın değerinin bin tane satılan romandan yüz kat daha çok olması gerekirdi.
Böyle düşünen bir yazar, aşağıdakilerden hangisini söylerse kendisiyle çelişir?
38 - Bilgi (I) Sanatçının deneme kitaplarını okuyanlar hatırlayacaktır ki hem her çalışmasında şiir vardır hem de salt şiire kurulu bütünlüklü bir kitabı nerdeyse yoktur. (II) Çoğu gazete yazılarını derleyen deneme kitaplarında şairin dile, kültür hayatına, şiire, siyasete, toplumsal olaylara bakışı tarihsel bir sıralamayla yer alır. (III) O açıdan dikkatle tarandığı gözden kaçmayan bu derleme; şiire dair çeşitli başlıklar altında tasnif edilmiş kıymetli yazılardan oluşmaktadır. (IV) Bunun yanı sıra sanatçının değişen üslubuyla şiiri bir sanat olarak farklı zaman, zemin ve bağlamlarda ele alması ile şiirimizdeki yerini göstermesi açısından da kıymetli. (V) Okuru bir anlamda “dağınıklıktan” kurtaran bu kitapta dergilerde kalmış, unutulmuş, sonraya bırakılmış yazılardan seçmeler yer alıyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
39 - Bilgi
39 ve 40. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Ünlü Rus yazar Gogol tuhaf bir adamdı ama dâhiler hep tuhaftır zaten; değerbilir okura, hayat hakkında kendi düşüncelerini geliştirme fırsatını ustaca veren şey sizin o sağlıklı, sıradan yanınızdır. Büyük edebiyat, akla aykırılığın sınırında gezinir. “Hamlet”, nevrozlu bir bilge kişinin çılgınca rüyasıdır. “Gogol’un “Palto”su da hayatın karanlık seyrinde kara delikler açan, acayip, korkunç bir karabasandır. Metni üstünkörü bir gözle okuyan kimse, hikâyede densiz bir soytarının maskaralıklarını bulacaktır sadece. ----. Yani güzel bir kahkaha atmak isteyen biri de “insanı düşündüren kitaplar” okumak için can atan kimse de “Palto”nun aslında neyi anlattığını anlamayacaktır. Yaratıcı okuru getirin bana, işte bu hikâye onun için yazılmıştır.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
40 - Bilgi Parçada geçen “üstünkörü bir gözle okumak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisi olamaz?