Tebrikler! Testin en başarılı üyesi Ömer Yıldız 22 puan
Stoacılara göre evren, tanrısal varlığın vücudu olduğundan zorunlu olarak lekesiz bir güzelliği olan mükemmel bir organizmadır. Buna karşılık mükemmelliği de, sonsuz bir zekayı içerir. Bu şüphesiz Aristoteles’in Tanrısı gibi sadece gökyüzünü hareket ettiren aşkın bir prensip değil nasıl insan ruhu bedenin bütün kısımlarında mevcut ise öylece her yerde hazır olan bir varlıktır.
Buna göre, Stoacıların evren anlayışı, hangi yönden Aristoteles’in evren anlayışından farklıdır?
Boş Bırak
Thomizm’e göre teoloji, ilahi vahye dayanır ve prensiplerini vahiyden alır; dinin içeriğini ortaya koyarak hatalardan arınmak için de akla başvurur. Felsefe ise, kendine özgü metotlara bağlıdır; insan aklına dayalı oluşu, yargılarının doğruluğu, prensiplerinin açık seçikliği, çıkarımlarının güvenirliği nedeniyle kendine özgü yolundan uzaklaşmaksızın kendiliğinden dinle uzlaşacak bir konuma gelir. Bu uyuşumun nedeni onun doğru oluşundan, bir doğrunun diğerine karşı olamayacağındandır.
Thomizim’e göre, din, felsefe ve ikisi arasındaki ilişkiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Boş Bırak
Din, insana hayatta izleyeceği yol, kendisi ve evren hakkında bir bilgi verir. Böylece birçok durumlarda din; dinsel buyruklar, dinsel konuşmalar, insan için bilgidir. Ama dinsel bilgi, öteki bilgilere benzemez. Çünkü bildirimlere dayanan bu bilgi, yalnız kutsal olan bir alanın bilgisidir. Bu nedenle bu bilgi, öğreticisine büyük sorumluluklar yükler. Din adamı, bu bilginin üstün varlıkla insan arasındaki ilişkilerle ilgili bir bilgi olduğunu daima göz önünde bulundurmalıdır.
Bu parçada, dinin hangi özelliği vurgulanmak istenmiştir?
Boş Bırak
Duyumladığımız olgular dünyası sürekli değildir. Olgular ne eksiksiz bir birlik oluşturur ne de birbirleriyle tam bir ilişki içindedir. Bu nedenle olguların gerçekliğinin tek ölçütü "yarar" kavramında yoğunlaşır. Tanrı’nın bile var olup olmadığı, Tanrı’ya inancın yaşamlarımızı etkileme düzeyine bağlıdır. Bu inanç güç, yüreklilik ve mutluluğumuzu artırır mı? Hayata daha iyi uyum sağlamamıza yardımcı olur mu? Eğer bu sorulara olumlu cevaplar veriyorsak, o zaman Tanrı’nın var olduğunu kabul edebiliriz.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi parçaya uygun bir yargı olur?
Boş Bırak
Skolastiğin yöntem bakımından yapmak istediği, felsefeyi vahyin doğrularına uygulayarak inanç konularını alabildiği kadar kavranılır yapmaktır. Bundan dolayı, Aristoteles mantığına, o dönemde, dört elle sarılmışlardır. Skolastik her türlü şüpheciliğe karşı çıkmıştır. Herşey kilise babalarından sorulmuştur.
Skolastik felsefe için, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenemez?
Boş Bırak
Descartes şöyle der: "Tanrı herkes için en mükemmel bir varlıktır. Bu mükemmellik fikri insana dış çevreden gelmiş olamaz. Çünkü dış çevre o kadar mükemmel değildir. Diğer insanlardan da gelmiş olamaz. Çünkü diğer insanlar da o kadar mükemmel değildir. O halde bu fikri o mükemmel varlığın kendisi vermiş olmalıdır."
Descartes’in bu yaklaşımını doğrulayan yargı, aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Boş Bırak
Plotinos’a göre ruh "Bir"den gelen ışıkla aydınlanmıştır. Kendine özgü bir varoluşu yoktur. Özde karanlıkta kalmıştır. Doğadaki biçimlerde de "Bir" den solgun izler bulunur.
Plotinos’un bu yaklaşımını aşağıdaki örneklerden hangisi ile daha iyi açıklayabiliriz?
Boş Bırak
"İnsanlar alınlarına yazılmış olan felâketlerden asla kaçıp kurtulamazlar." diyen bir düşünür, aşağıdaki görüşlerden hangisini onaylar?
Boş Bırak
Siger, Aristo’nun evren ve hareketin öncesi ve sonrası olduğu düşüncesi ile, İbn-i Rüşt’ün, tek ruh ayrı ayrı insanlarda kişileşmiştir görüşünü uzlaştırmıştır. Buna göre teolojik düşünceyle felsefi görüşlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ve doğruların bir değil; birden fazla olduğunu ileri sürmüştür. Bunun üzerine Engizisyon mahkemesi Siger’i iki defa cezalandırmıştır. Kiliseye göre doğru tektir.
Siger’in eleştirdiği tutum aşağıdakilerden hangisidir?
Boş Bırak
Hacı Bektaş-ı Veli’ye göre insan olgunluğa erişinceye kadar üç aşamadan geçer. Birinci aşamada tüm var olanları Tanrı’dan bilir; ikinci aşamada, tüm var olanların Tanrı’nın bir yansıması olduğunu görür; üçüncü aşamada ise Tanrı’yla bir olur. Tanrıyla bir olmak varlıktan kurtulup yeniden varlığa dönmektir, yani ölüp tekrar dirilmektir. Bunu başaran insan, olgun erdemli insandır.
Hacı Bektaş-ı Veli’ye göre insanın olgunlaşması aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
Boş Bırak
Testi Paylaş:

İlginizi Çekebilecek İçerikler:

Yorum Yaz