Tebrikler! Testin en başarılı üyesi Kürüm aleyna 90 puan
Kanunî, Süleymaniye Camii'ni yaptırırken 25-30 yaşlarındaki bir söz ustasını, Mimar Sinan'ın inşa ettiği bu yapının koruyucusu olarak görevlendirir. Sinan'ı hayretle izleyen genç, onun taşı yontarak bir şaheser ortaya çıkarmasından çok etkilenir. Sonra Sinan'ın taşa yaptığını o da kelimelerle yapmayı kafasına koyar. Kanunî'nin onu bulmakla ve korumakla övündüğü bu söz ustası, daha sonra kazasker olan ve şiirdeki ustalığı ile "Şairlerin Sultanı" ünvanını alacak olan Bâkî'den başkası değildir.
Bu parçada Bâkî ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Boş Bırak
Şairlere, ne dediği anlaşılmayan soyut şiirlerini bir kenara itmelerini ve şiirlerinin ayaklarını yere bastırmalarını söylüyoruz. Net, açık cümleler gibi mısralar... Kendi zihinlerinde doğan ve açıklaması kolay olmayan, baskılar karşısında bir kaçış olan soyutlukları bırakmalarını; duygularını, tasvip görmeyen bir sanat anlayışının emrinden kurtarmalarını öğütlüyoruz.
Bu parçanın yazarının şiirde aradığı özellik aşağıdakilerin hangisidir?
Boş Bırak
Sanırım gerçekçilik yanlış anlaşılıyor. Bir olayı anlatmak istediğinizde olduğu gibi mi aktarırsınız? Elbette hayır. Sizdeki izlenimleriyle birlikte anlatırsınız. Öyle ki bu duygular karşınızdakini de etkiler. Böylece kendi duygusal gerçekliğinizi ortaya koymuş olursunuz. Eseri, sanat eseri seviyesine yükselten de budur.
Parçaya göre, bir eserin sanat eseri seviyesine yükselebilmesi sanatçının hangi tavrıyla açıklanabilir?
Boş Bırak
Bazı yazarların kitaplarından açık bir mesaj ya da anlam çıkaramam. Anlattıklarının önüne bir perde çekilmiş gibidir. Yan yana dizilen sözcüklerden, cümlelerden bir şey anlayamaz olurum. Diline bakarım kitabın; anlaşılır Türkçedir, pürüzsüzdür. Yazarın tanınmışlığı ile bu durumu karşılaştırınca kendimde bulurum suçu. Sonuçta bu kitabı bırakır, bir başka yazarın kitabını alırım elime. O zaman görürüm ki, öncekinin uzun cümlelerle anlatamadığını, bu bir örnekle açıklayıvermiş, öncekinin hayalde gezdirdiği konuları bu, tabiata, hayata indirgemiş.
Parçaya göre bazı yazarların anlaşılamamasının sebebi aşağıdakilerin hangisidir?
Boş Bırak
1950'lerde başlamıştım ilk olarak yazmaya. Yalnızlığımı yenme denemeleriydi bu yazılar. Bunlarla yenebilecek miydim yalnızlığımı? Özellikle Maraş'taki yıllarımda her gün olmasa da, sık sık yazardım. Ama sıkıntılı olduğum günler, bundan kurtulmak için mutlaka yazardım. Büyük bir defterim vardı. Gece demez, gündüz demez üşenmeden doldururdum sayfalarını. Çok uzaklara giden annemle, babamla konuşuyorum sanırdım. Hüznü örten yalancı bir mutluluktu bu.
Yazarlığa başlamasını böyle anlatan bir yazarın, söz konusu dönemde yazarlığa bakışıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinin söylenmesi yanlış olur?
Boş Bırak
Haldun Taner daha çok tiyatrocu olarak bilinir. Eserlerinin ağırlıklı olarak tiyatro türünde olması da şüphesiz bunda en önemli etken. Ama o, aynı zamanda iyi bir öykü yazarıdır. Dünya edebiyatında Çehov tarzı hikaye olarak adlandırılan tarzın ülkemizdeki önemli temsilcilerinden biridir. Öykülerinde olay yerine, durum anlatımı ön plandadır. Adeta zamanın dondurulmuş tek karesidir hikayeleri.
Bu parçada Haldun Taner'le ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Boş Bırak
Bir dilde, aynı anlamın, anlatılmak istenen aynı şeylerin zaman içinde farklı cümlelerle, farklı söz kalıplarıyla karşımıza çıktığını görüyoruz. Sözler değişiyor ama anlam aynı. Bu, bir bakıma anlamın eskimezliğini, ölmezliğini ortaya koyuyor. Söz eskiyince anlam onu terk ediyor, bir başka sözde parıldamaya başlıyor. Örneğin, "bir şeye geç kalınmışlık" anlamı, geçmişte "Üsküdar'da sabah oldu." sözüyle ifadelendirilirken günümüzde daha çok "Günaydın!" veya "Uyan da balığa gidelim." sözleriyle anlatılıyor.
Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
Boş Bırak
Eleştirmeni; tiyatroyu iyi bilen, olgun, kişisel çıkarları aşabilmiş insan olarak düşünüyorum. Fakat bazı gazete ve dergilerde eleştiri adı altında, sahnelenen yerli ve yabancı oyunlar hakkında insafsız birkaç cümlelik yergiler ve dalkavukça övgüler çıkıyor. Sanat yapıtı olan bir piyesin eser olarak, sahneye konuş ve oynanışı hakkında öyle birkaç basit ve hissi cümle ile tenkit edilmesi ne kadar üzücü. Bu övgüler de yergiler de ciddi dayanaklardan yoksun. Kişisel sevgiler ve öfkeler rol oynuyor bu yazılarda.
Parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Boş Bırak
Evden çıkarken kapıyı örter, kilitlerdi. Sonra... Evet sonra, döner kapıya bakardı gerçekten kilitlendi mi diye. Elindeki çantada defter, kitap, gerekli evrak tamamdır; ama o tekrar kontrol eder. Ya eksikse?... Ellerini cebine atar, telefon defterini almış mı? O da tamamdır. Tamam olmalı tabii. Kaç kişiye telefon edecek? Telefon edileceklerin ismi, yapılacak işler listesine ta akşamdan yazılmıştır.
Parçada tanıtılan kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelenebilir?
Boş Bırak
Alışılmışın dışında bir şeyler söyleyenlere belli bir zaman alkış tutulur. Örneğin, Albert Camus'nun yüzyılımıza damgasını vuran düşünürlerden sayılması gibi. Halbuki Camus, yaşamı "saçma" olarak nitelemektedir. Bir düşünür, önünde insan ve varlığı yorumlayacak bir kaynak olmadığı için, kişisel bir bakış açısıyla her şeyi "saçma" olarak niteleyebilmektedir.
Yazara göre, söz konusu düşünürün fikirlerindeki yanlışlığın sebebi aşağıdakilerin hangisidir?
Boş Bırak
Testi Paylaş:

İlginizi Çekebilecek İçerikler:

Yorum Yaz